Saturday

lepra.



topu uzak arsaya kaçmış, bir çocuk olarak karşındayım, benim.
ağzımdaki şekere benzer dualar ederim.

tatlı, yapışkan, çabuk biten, diş çürüten...

hafriyat çamurundan telsiz yapan bir çocuk olarak karşındayım, benim.
kirlenen ellerimle bile seni özleyebilirim.

küçük, uzak, özensiz...

bulduğu her parayla bakkala koşan bir çocuk olarak karşındayım, benim.
aldığım en büyük hazzı seninle paylaşabilirim.

iç içe ve yüksek, hızlı ve gergin, kolay gelen, eşsiz...

çayını açık içen bir çocuk olarak karşındayım, benim.
büyüklere görünmeden bir sigara yakabilirim.

seninle ya da sensiz, öksürüklerle düzensiz...

okumaya erken başlayan bir çocuk olarak karşındayım, benim.
bu zeki gözlerimle seni öpebilirim.

titrek ve ışıltılı, dalgın ve unutkan, bedelsiz...

basamakları atlayarak çıkan bir çocuk olarak karşındayım, benim.
dengemi kaybedersem sana düşebilirim.

sağlıksız ve korkulu, çekingen, kırık dolu, sahipsiz...

kelimeleri yutarak konuşan bir çocuk olarak karşındayım, benim.
ağzımı tamamlayabilirsen çok teşekkür ederim.

No comments:

welly welly well away